Bu Blogda Ara

30 Aralık 2015 Çarşamba

SEO ile Hayatı Anlamak

SEO

SEO hakkında İnternet'te yerli yabancı bir çok yayın bulabilirsiniz. Bu yazımızda, SEO'nun ne olduğunu hayata benzeştirerek, eğlenceli bir şekilde açıklamaya çalışacağız.

SEO Nedir?

SEO ve Hayat

SEO web sitelerinin arama motorları tarafından görünürlüğünün arttırılması için yapılan çalışmalardır. Aslında gerçek hayata baktığımızda bizler de, çevremiz tarafından fark edilmek, görünür olmak isteriz. Bu anolojiyi biraz daha detayladığımızda, oldukça ilginç sonuçlara ulaşmak mümkün.


Backlink

Google, web sitelerini sıralarken, web sitelerine gelen linklere büyük önem verir. Bu link'lerin gerçek hayatta karşılığı size referans olan çevrenizdir. Çevrenizde ne kadar çok kişi size referans olursa saygınlığınız o kadar artar ve tanınırsınız. Bu mantıkla link oluşturmak bir site için çok önemlidir. Gerçek hayatta tanımadığınız insanların size referans olmasını sağlayabilir misiniz? İşte tanımadığınız kişilerin size referans olmasının, SEO'da karşılı backlink satın almaktır. Bu noktadaki sıkıntı bu referansın kalıcı ve güvenilir olmasının pek mümkün olmamasıdır. İşte tamda bu sebeple Google bu sahte referans sahiplerini cezalandırmaktadır. 

Örnek olarak, üniversite diplomanızı, kişiliğimize olan bir "edu link" olarak düşünebiliriz. Bu diplomanın parayla satın alınması da, "edu" bir backlink'in satın alınması anlamına gelmektedir.

Google'ın istediği ve bizim yapmamız gereken doğru bir ilişki ağı oluşturmak yani sağlıklı backlink almaktır. Bu sebeple, müşteriler, arkadaşlar, yaptığınız yayınları paylaşan insanlar sizin link'lerinizdir. Bu linkleri oluşturabilmek de ancak üretken, sosyal ve farklı bir yaklaşımla mümkündür.

Site İçeriği

Biraz SEO ile ilgilendiyseniz, web sitesinin içeriğinin özgün ve belli anahtar kelimeleri hedeflemesinin önemini bilirsiniz. Bu durum gerçek hayatta insanların dış görünüşelerinden çok ne bildikleri ile ilgilenmeye benzer. Eğer bir kişi sürekli boş konuşuyor, hava atıyor ama hiç bir şey yapmıyorsa, muhtemelen bu adamdan kaçarsınız. Web sitesi içeriği de bu duruma çok benzer, içeriğiniz sıradan, sıkıcı ve anlamsızsa, kullanıcılar sizden kaçar (bounce rate'iniz yükselir.). Google'da sitenizin değersiz olduğunu düşünür.

On Site SEO 

On Site SEO, web sayfanın google tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlayan teknik çalışmaları içerir. Sayfanın hızı, mobil uyumluluk, içerik, konu, anahtar kelime ilişkisi bu çalışma konularından bazılarıdır. Gerçek hayatta on site SEO, sizin görüntünüzü içerir. Düzgün hazırlanmış bir site, düzgün bir imajı olan bir insana benzer, bu açıdan düzgün bir imaj ile  insan çevresinden saygı görürken, web siteniz google bot'undan saygı görür.

Aynı şekilde üstü başı kirli bakımsız bir kişinin sözlerine itibar etmediğiniz gibi google'da bu tip sitelere sıcak davranmaz.

Sosyal Medya

Sosyal Medya web sitenizin büyük gruplara ulaşmasını sağlar. Gerçek hayatta sosyal ortamlarda etkin iletişim sağlayan insanlar daha başarılı olurlar. Aynı durum web siteleri için de geçerlidir. Sosyal platformlarda etkin iletişim kurulması SEO açısından siteye değer katar.

Black Hat SEO

Çevremizde kendilerine gerçek olmayan bir kişilik yaratan ve bu sahte kişiliği kullanarak kendisine fayda sağlayan insanlar tanımışınızdır. Yalan üzerine kurulu bu kişilikler, foyaları ortaya çıktığında tüm saygınlıklarını kaybederler. SEO'da da aynı şekilde siteyi Google'a farklı göstermek için yapılan oyunlar, ortaya çıktığında web sitesi ciddi cezalar alır.

Son Söz

SEO yapmak, web sitenizi doğru tanıtmak, özgün kılmak ve doğru bağlantıları oluşturmak ile ilgilidir. 

Yaşadığınız gibi SEO yapın yada SEO yaptığınız gibi yaşayın :)


Read More »

22 Aralık 2015 Salı

İnşaat Sektöründe Neler Yapabiliriz?

2016'ya Girerken İnşaat Sektörü ve Teknoloji


Bu yazımızda inşaat sektöründe teknolojinin kullanımı konusunda fikirlerimi paylaşmaya çalışacağım. Lütfen bu konudaki görüşlerinizi yorum olarak eklemekten çekinmeyin.



Türk İnşaat Sektörü Genel Bakış

Türk inşaat sektörüne baktığımızda genel olarak, taşeron ve malzeme tedarikçilerinin alışılagelmiş usullerle çalıştıklarını görürüz. Özellikle raporlama teknikleri, word excel seviyesinde kalmakta, bir üst seviyede ise makrolu exceller kullanılmaktadır. Standart bir şantiyeye gittiğinizde yapılan çalışmalar verimler konusunda gerçek verilere ulaşabilmek neredeyse imkansızdır.

Eğer sahadan çıkar ve teknik ofise girerseniz, şantiyeden topladıkları bilgileri hak ediş haline getirmeye çalışan bir ekiple karşılaşırsınız. Bu ekip daha bilinçli olmakla birlikte çoğunlukla işlerini excel'le halletmektedir. Planlama ekipleri ise sürekli baskı altında ve sınırlı bilgiyle önlerini görmeye çalışırlar. Bu ekip çoğunlukla MS Project, büyük projelerde de Primavera kullanırlar. Projesine göre iş programını excel'de yönetenleri de vardır.

Mimari proje ekiplerini incelediğinizde teknoloji konusunda farklı araçları kullanmaya yatkın bir ekip görürsünüz. Genellikle, Autocad, 3D modelleme ve BIM araçlarını kullanmaya hevesli ekiplerdir. Ürettikleri bilgi dijital ortamda olsa da, ortak çalışma bu bilginin yönetilmesi konusunda eksik kalırlar. Ama bundan da önemlisi şantiyedeki üretimden çoğunlukla kopuk kalırlar, bu sebeple bin bir güçlükle oluşturdukları tasarım, kimi zaman bilgi eksikliklerinden kimi zaman yanlış şantiye uygulamalarından dolayı bozulur.

Mühendislik proje ekipleri ise tüm bu karmaşanın ortasında farklı disiplinlerde mühendislik hesaplarına uygun tasarımların yapılması için çırpınırlar. Farklı teknolojik yazılımları etkin olarak kullanırlar. Belkide teknoloji en etkin kullanan ekiplerdir. Ancak saha ekipleri onları genellikle bir sorun çıktığında hatırlar.


Teknoloji ve İnşaat

Yukarıda özetlemeye çalıştığımdan daha karmaşık olan inşaat projelerinde teknolojinin etkin kullanılması için gerekli şartlar oluşmamaktadır. İhale, Tasarım, Şantiye Uygulama ve İşletme arasında kesinlikle sağlıklı bir koordinasyondan söz etmek mümkün değildir.

Özellikle şantiye ekiplerinde ve sahada çalışan ekiplerin yoğun fazla mesai ve ekstra çabalarıyla bir çok sorun çözülebilmektedir. Bu sebeple de koordinasyon sıkıntısı ve teknolojinin sağlayacağı fayda önemsiz görülmektedir.

Nasıl olsa projeler tamamlanmakta, öngörülen bütçelerden olan sapmada bir şekilde kompanse edilebilmektedir.

Niye Üretim Sektörü Gibi Değiliz?


Aslında bu sorunun bir çok yanıtı olabilir. Ama inşaat sektörü, üretim alanı, üretin tipi ve müşteri ilişkileri ile üretim sektöründen ayrışır. Üretim sektöründe var olan planlama, maliyet yönetimi ve tasarım yetenekleri son yıllarda inşaat sektöründe etkilerini gösterse de, bu geçişkenlik beklendiği kadar etkili olamamaktadır.

Belkide bu etkinin az olmasının sebeplerinden en önemlisi de inşaat sektöründe var olan kısa vadeli düşünce yapısıdır. Ülkemizde inşaat sektöründe olduğu kadar ekiplerin kolay dağıtıldığı ve sonra başka ekiplerin toplandığı bir sektöre rastlayamazsınız. Aynı şekilde 3 sene sürecek bir proje için yeni bir teknolojiye, proje müdürü olarak, yatırım yapmaya ne kadar sıcak bakarsınız? Çok iyi niyetli dahi olsanız, bu konuda ciddi bir çekinceniz olacaktır.

İnşaat Sektöründe Teknoloji Çözümleri

İnşaat sektöründe, ERP, Planlama Yazılımları, Teklif yazılımları, BIM yazılımları konusunda bir çok başarı hikayesi bulabilirsiniz. Başarı hikayeleri bize umut vermekle birlikte özellikle büyük yazılım firmalarının pazarlama anlayışı çerçevesinde beklentiyi de yükseltmektedir.

Bu noktada söylenenlerden çok sonuçlar önemli ve değerlidir. Genel olarak sonuçlara baktığımızda ise sektörde son 10 yıldır ciddi bir değişim gördüğümüzü söylemek pek de mümkün değil. Elbet yukarıda söz ettiğim yazılımları çok iyi kullanan insanlar var ama sonuçlara baktığımız bu yetkinliğinin yansımalarını ne yazık ki göremiyoruz.

Primavera'da çok iyi iş programı yapıyoruz diyenlerin binlerce aktiviteyi alt alta dizdiğini görsek de, uykusuz geceler sonucunda oluşturulan bu raporların, işverenden onay alındıktan sonra kenara atıldığına şahit olanlarınız olmuştur. Her gelen proje müdürü ile sanki şirket değiştirmiş gibi hissedenleriniz de olmuştur. Sektör dinamikleri itibariyle  iş kalemleri "şantiyede çözüle çözüle" halledilmektedir.


Her şey Bu Kadar Kötü mü?

Elbette hayır. Kurumsal firmaların kararlı bir şekilde hareket etmeye başladıklarını görmekteyiz. Bu noktada çok ciddi riskler alan firmalar da var.

Önemli olan sektöre uygun çözümleri adım adım hayata geçirmek ve yazılım satış ekiplerinin veriminiz %40 artacak, hayatınız değişecek gibi sunumlarına kapılmadan, gerçekçi olarak ilerlemek.

Teknoloji Fırsatları

Dünya ciddi bir değişim yaşıyor. Hepimizin elinde cep telefonları var. Excel kullanamayan sıvacı ustamız, cebinden iphone 6 çıkarıyor. Elbette bu örnek teknolojiye yanlış bakışımızı gösterse de, bir taraftan da değişen dünya bize yeni fırsatlar sunuyor.



Artık elimizdeki telefonları şantiyelerde etkin olarak kullanmamız mümkün. Zaten şu anda şantiyelerde whatsapp üzerinden şantiye resimleri uçuşuyor ve bu resimler hakedişlere ekleniyor. İşte bu mobil gücü kullanarak, şantiye, teknik ofis ve tasarım arasındaki koordinasyonu arttırmamız basit ama çok önemli bir adım olabilir.

Nesnelerin İnterneti diye söylenegelen ama aslında çevremizdeki cihazlardan bilgi alarak bunu karar süreçlerimize entegre etmek şeklinde özetlenebilecek konseptle yine çok basit sorun odaklı çözümler geliştirebiliriz.

Bunların ötesinde mutlaka inşaat şirketlerinin büyük küçük demeden teknoloji kullanım planlamalarını projelerden bağımsız orta ve uzun vadeli olarak yapmaları gerekmektedir. Lütfen bu konuyu sadece dev inşaat şirketlerinin tekelinde görmeyelim, planlı ve akıllı; daha önemlisi sürekli uygulamalarla çok başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz.

En iyi yazılım, en iyi bilgisayar ve hatta en iyi eleman eğer bir planınız yoksa başarılı bir teknoloji uygulaması doğurmayacaktır.

HızlıYOL Teknoloji olarak, inşaat firmalarını teknolojisi konusunda yanında olmaktan mutluluk duyarız.

Read More »

16 Aralık 2015 Çarşamba

2016 Yılında Şirketler için Teknoloji Çözümleri

Şirketler için Teknoloji Çözümleri

2016 yılına girerken teknoloji, dünyamızı giderek daha fazla etkiliyor. Artık çevremize baktığımızda küçük esnafın bile Google reklamlarını kullandığını, 50 yaşında teyzemizin whatsapp'dan lokasyon yolladığını, facebook üzerinde hiç beklemediğimiz konularda grupların oluştuğunu görüyoruz. Artık teknoloji, cebimizde olmasının gücünü, tüm kullanıcılara ciddi bir biçimde hissettiriyor. Türkiye bu noktada Twitter, facebook, Linkedin, Google, whatsapp, facebook massanger gibi ana platformlara entegre oldukça aslında farklılaşıyor. Y kuşağının iş dünyasında önemli bir pozisyon almaya başlaması ile hem müşteri hemde şirketlerin yaklaşımları ciddi bir şekilde değişiyor.


Aslında İnternet kullanım oranı bize ciddi bir mesaj veriyor, bu oranın önümüzdeki yıllarda %70'lere ulaşması ile şu anda başlayan dönüşümün yıkıcı bir hale geleceği çok açık görünüyor.

Mobil Kullanım Artıyor !




Dünya ile paralel olarak Türkiye'de de mobil kullanım çok hızlı olarak artıyor.  Bu konuda HızlıYOL Teknoloji olarak, gerek bizim hizmet verdiğimiz kurumların web sitelerine, gerekse şirketimizin kendi sitesine mobil giriş oranı %60 civarında görülüyor ki, bu oran gerçekten birkaç yıl önceye göre oldukça yüksek.

Google arama motorunda, mobil uyumlu olmayan siteleri geri plana iterek, trendin yönünü işaret etmiş bulunuyor.

Şirketler için Teknoloji

Değişen müşteri yapısı sebebiyle şirketlerin teknoloji konusunda pozisyon alması oldukça önemli hale gelmiştir. Doğru stratejileri belirlemeyen şirketlerin bu değişimden çok sert etkilenme ihtimalleri bulunmaktadır.

Bu noktada en büyük avantajımız değişimin Amerika ve Avrupa'ya göre daha yavaş olması, bu sebeple yurt-dışında yaşanan örnekleri gözlemleyerek, bunları Türkiye koşullarına adapte etmek oldukça başarılı sonuçlar doğurabilir.

Bu avantajımıza karşın en büyük dezavantajımız çok kısa vadeli düşünüyor olmamız. Şirketimizin 5- 10 sene sonrasını düşünmek bize göre değil. Önemli olan önümüzdeki ayı kurtarabilmek. İşte tam da bu yüzden teknoloji yatırımları başarısızlıkla sonuçlanmakta ve somut faydalar çoğunlukla sağlanamamaktadır.


2016'da Şirketlerin Teknoloji Yol Haritası

HızlıYOL teknoloji olarak yola çıktığımızda, müşterilerimize teknoloji ile ilgili iki ana faydayı sağlamayı hedefledik, müşteriye ulaşmak ve süreçleri iyileştirmek. İki basit başlık altında teknolojinin sağlayabileceği faydaları gruplamak bizim açımızdan doğru bir yaklaşımdı. Bu yazımızda da aynı yöntemi kullanmaya çalışacağız.

Müşteriye Erişim

Bir şirket olarak ne iş yaparsanız yapın, ana amacınız müşteriye ulaşmaktır. İşte teknoloji de bu noktada bize bir çok imkan sunuyor. Önemli olan bu imkanların nasıl daha etkili kullanılabileceği konusunda bir strateji belirlemek.

Peki bunu nasıl yapabiliriz? Aslında bu sorunun yanıtı oldukça basit, doğru strateji, doğru hedef kitleye bağlı dijital reklamcılık ve sosyal medyanın etkin kullanımı. Peki 2016'da bu alanlarda üzerinde durulması gereken noktalar neler?



Web Tasarım: Müşterilerinizin size dijital ortamda ulaştığı en önemli noktalardan biri şirketinizin web sitesi. Web sitenizin müşteri kitlenize uygun olması ve dönüşüm adı verilen size kazanç sağlayacak aksiyonları aldıracak nitelikte olması oldukça önemli. Bu noktada sadece güzel görseller ve iyi tasarım değil gerçekten fark yaratacak çalışmalar üzerinde durulmalı. HızlıYOL olarak, bazı durumlarda web tasarım çalışmalarının strateji çalışması haline geldiğini açıkça görmekteyiz. Bunlara ek olarak, teknik açıdan, siteniz mobile uyumlu (responsive), SEO çalışması yapılmış ve site hızının optimize edilmiş olması gerekmektedir.

Dijital Reklamcılık: İlgi arttıkça tıklama başı maliyetler yükseliyor. Bu sebeple doğru hedef kitleye belli bir amaç doğrultusunda yapılacak kampanyalar oldukça değerli. Yükselen alanlar, görüntülü ağ reklamcılığı, video reklamcılığı, mobil reklamlar, facebook ve twitter reklamları olarak görülüyor. 2016'da her firmanın dijital reklamcılıkla elde edebileceği ciddi bir müşteri kitlesinin oluştuğunu unutmayalım. B2B işletmelerin müşteri olarak kurumlara odaklanması sebebiyle, müşteriye ulaşmak için farklı stratejiler izlemesi gerekiyor. Özellikle hedefleme ve mesajın doğru iletimi büyük önem kazanıyor.



SEO: Üzerine çok konuşulan herkesin bildiğini iddia ettiği bir konu. Kısaca Google'da organik aramalarda nasıl yukarıda çıkabiliriz çalışması. SEO google'ın regülasyonu ile yıllardır ciddi bir değişime uğruyor. Backlink (diğer sitelerden siz gelen linkler) hala önemli ama orjinal içerik, blog yazıları, sosyal medya'nın önemi de giderek artıyor ve elbette mobil uyumluluk, sitenin hızı gibi teknik konuları da göz ardı etmemek lazım.

E - Ticaret: E ticarette önümüzdeki dönem rekabetin daha da artması beklenmektedir. Bu noktada niş konulara odaklanan çözümlerin başarı yakalama şansı daha yüksek görünüyor. E ticarette müşteriyi özel hissettirecek ve dükkan ile online sitenin IoT (Nesnelerin İnterneti) yoluyla entegrasyonu önümüzdeki dönemde fark yaratılabilecek konular olarak ön plana çıkmaktadır.

Süreç İyileştirme



2016 yılında süreçlerini iyileştirme konusunda trendler şu şekilde ifade edilebilir;

Mobil: Mobil artık şirketlerin daha aktif kullanması gereken bir araç olarak ön plana çıkmaktadır. Mobil cihazlarla özellikle saha ekiplerinin etkinliğini arttırmak mümkündür. Artık akıllı telefonlar ile çalışanlardan lokasyona bağlı hızlı ve doğru veri akışı sağlamak çok daha kolaydır. Bu sebeplerle, süreç iyileştirme noktasında kullanımı kolay kurumsal mobil uygulamaların geliştirilmesi oldukça gereklidir.

Güvenlik: Özellikle mobil kullanımın giderek arttığı günümüzde, kurumsal mobil stratejinin belirlenmesi büyük bir öneme sahiptir.Ayrıca IoT (Nesnelerin İnterneti) farklı bir güvenlik anlayışınında önemini arttırmaktadır.

Cloud (Bulut) Çözümler: Bulut çözümlerin kullanımı giderek artmaktadır. Kurumsal çözümlerde bulut çözümlerin kullanımı hem maliyetleri düşürmekte hemde orta büyüklükte şirketler için kolay ulaşamayacakları bir güvenlik gücü sağlamaktadır. Bu açıdan verilerin hangi server'da durduğundan çok, ne kadar güvenli olduğu üzerinde durulmalıdır.

SaaS (Software as a Service): Yazılım Dünyasındaki en büyük sorunlar; farklı yazılımların entegrasyonu, satış sonrası destek ve güncellemeler olarak ön plana çıkmaktadır. Bir yazılımı satın aldığınızda, yazılımın güncellenmesi, bakımı gibi konularda yaşanan eksiklikler sürdürülebilir başarıyı etkilemektedir. Bu sebeple, kullandıkça ödeme (SaaS) yapısı hem yazılım firmalarının hizmet kalitesini yükseltmekte, hemde şirketlerin yatırımlarını yönetmelerini kolaylaştırmaktadır.

IoT (Nesnelerin İnterneti): Nesnelerin interneti, şirketlere bir çok farklı fırsat sunmaktadır. Cihazların, araçların, makinelerin sağladığı veri ile kurulacak sistemler çalışanların hayatını kolaylaştırırken ciddi tasarruflar sağlayabilmektedir. Bu açıdan Beacon teknolojisi, akıllı sensörlerin etkin kullanımı ile ilgili örneklerin sayısı 2016'da daha da artacaktır.

Mesajlaşma: "Structured" verinin kullanıldığı mesajlaşma yapıları, e-mail sisteminin aksine yönetilebilir bir veri sistemi oluşturmamıza imkan verir. Bu açıdan önümüzdeki dönem çalışanların, kullanımı kolay arayüze sahip uygulamaları kullanarak, "structured" veri ile besleyebilmeleri için kurumsal mesajlaşma sistemlerinin önemi artacaktır.

Özet olarak, şirketlerin çalışanları arasında bilgi akışını, lokasyon bazlı olarak yönetmesi ve nesnelerin internetini kullanarak iş akışlarını otomotize etmeleri 2016'da yaşanacak ana değişimler olarak ön plana çıkmaktadır.

SONUÇ

Sonuç olarak 2016'da teknoloji özellikle şirketlere çok avantajlı fırsatlar sunuyor. Tüm çalışan ve müşterilerinizin cebinde bulunan akıllı telefonları doğru kullanmak, dijital strateji belirlemek ve kaynakları etkin kullanmak oldukça önemli. Özellikle cloud teknolojilerden uzak kalmak, SaaS yerine yazılım satın almaya çalışmak gibi gereksiz ve uzun vadede zarar getirecek takıntılardan kurtulmak gerekiyor. Şirket içi verilerin giderek büyüdüğü günümüzde bu verilerin doğru yönetimi yani moda adıyla "big data management" giderek önemini arttırıyor. Verilerin anlamlı olarak kullanılması ve süreçlerin iyileştirilmesi 2016'da mutlaka üzerinde çalışılması gereken bir konu.

HızlıYOL Teknoloji olarak 2016'da da şirketlere doğru katkıyı sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Read More »

14 Aralık 2015 Pazartesi

Dijital Reklamcılık Derken?

Dijital Reklamcılık

Bir çok şirket benim dijital reklamcılıkla ne işim olacak diyor. Sanki dijital reklam sadece belli tip şirketlerin tekelindeymiş gibi konuşuluyor. Sektörünüz ne olursa olsun dijital dünyada kendinize bir marka yaratmanın önemi büyük, bu açıdan bugünkü yazımızda dijital reklamcılıkla ilgili temel düşüncelerimizi paylaşmak istedik. Lütfen görüşlerini yorum kısmına eklemekten çekinmeyin.

Dijital reklamcılık son dönemde hızla gelişen bir alan olarak ön plana çıkıyor. Google Adwords, Facebook, Twitter, Instagram reklam mecraları olarak giderek öne çıkıyor. Reklama ayrılan bütçe ve bu bütçenin sağladığı geri dönüş hep tartışılır olmuştur. Özellikle gazete ve televizyon reklamcılığında geri dönüşlerin izlenmesi oldukça güç olmuştur. Bu sebeple dijital reklamcılık bize ciddi avantajlar sağlamakta, Google Analytics gibi araçlarla dönüşüm oranları net olarak görülebilmektedir.


Strateji

Hangi sektörde olursanız olun, reklamcılıkta yaratıcılık her zaman çok değerlidir. Potansiyel müşterlerin sizin reklamınıza tıklamasını sağlayacak metin ve görseller kullanmak, rakiplerden ayrışmak için çok değerlidir.

Bu noktada önemli olan reklamda kullandığınız stratejinizin şirket stratejinizle uyumlu olmasıdır. Bu açıdan önemli olan,  reklamınıza tıklayan kişinin, ürün yada hizmetlerinizden beklentisinin sizin sunduklarınızla uyumlu olmasıdır.

Tıklama Oranı Takıntısı

Dijital ortamlarda tıklama oranının yüksek olması özellikle dönüşümler izlenmiyorsa oldukça önemlidir. Ancak bu konuyu takıntı haline getirip reklamlarınızı tıklama oranını arttırmak için optimize ettikçe asıl hedef kitlenizden kolaylıkla uzaklaşabilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse, A tipi bir ürün satmak istiyorsanız aşağıdaki iki metinden hangisi daha fazla tıklama alır;

- Yüksek kaliteli A yazılımı ile üretkenliğiniz artacak
- Ücretsiz A yazılımını kullanmak için tıklayın.

İkinci metin daha fazla tıklama alacaktır. Ama gelen kullanıcı sizin müşteri kitleniz midir? Eğer değilse yüksek tıklama oranına sahip başarısız bir reklamınız vardır.

Bu sebeple tıklama önemli de olsa mutlaka belirlediğiniz ana stratejiye bağlı kalarak hareket etmelisiniz.

Dönüşüm Oranı

Dönüşümü izlemek, reklam optimizasyonu için hayatınızı kolaylaştırır. Peki nedir bu dönüşüm? Dönüşüm kısaca reklamdan gelen kullanıcının sizin istediğiniz bir hareketi yapmasıdır. Bu hareket satın alma, form doldurma gibi sizin belirleyeceğiniz hareketlerdir.

Dönüşümün Getirisi

Eğer dönüşümlerinizin getirisini fiyatlandırabiliyorsanız, reklam bütçesi konusunda hayatınız çok kolaylaşacaktır. Eğer siteniz online satış sitesi ise bu fiyatlandırma oldukça kolaydır. Ama dönüşümünüz sadece form doldurmaksa işiniz o kadar kolay olmayacaktır. Form dolduranların ne kadarı sizden alış yapıyor ve ortalama olarak form doldurma başına kaç lira gelir bekleniyor? Bu değerleri doğru bulabilmeniz için önce iyi bir tahmin yapıp, sürekli bu tahmini iyileştirmeniz gerekiyor.

Bütçe?

Başarı için bütçe önemli, kaç para ayıracaksınız reklam bütçesine? Aslında eğer dönüşümü izleyebiliyorsanız, dönüşüme göre bütçenizi optimize etmeniz mantıklı. Dönüşüm verileriniz yeterli değilse, bu durumda yapacağını küçük bir bütçe ile başlayarak sürekli optimizasyonla hareket etmek. Bu noktada tehlikelerden biri küçük bütçe nedeniyle gerçek reklam etkisini görememe ihtimaliniz. Bu sebeple, bütçe ile oynayarak reklam başarısını ölçmenizde oldukça önemli. Bu noktada deneme yanılma, sektörel bilgi ve sürekli iyileştirme ön plana çıkıyor.

Özellikle görüntülü reklam ağında ani optimizasyonlardan kaçınmalı haftalık değerlendirmelerle ilerlemelisiniz.

Herkese Uyar mı?

Dijital reklam her şirkete belli ölçüde fayda sağlayabilir. Daha önce belirttiğimiz gibi strateji ve hedef kitle çalışmanın nasıl yapılacağını belirlemeniz açısından oldukça önemlidir. Sonrası biraz sabır, sürekli analiz ve iyileştirme.


HızlıYOL Teknoloji olarak sizlere dijital reklamcılık konusunda yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.
Read More »

25 Kasım 2015 Çarşamba

Şirketler için Mobil Uygulamalar ve Beacon Teknolojisi

Şirketler için Mobil Uygulamalar ve Beacon Teknolojisi

Giriş

Beacon teknolojisi, dünyada giderek kullanımı artan bir teknoloji olarak ön plana çıkmaktadır. Beacon teknolojisi ile entegre olan bir mobil uygulama özellikle Amerika ve İngiltere'de bir çok firma tarafından etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yazımızda,HızlıYOL Teknoloji olarak katıldığımız, Londra'da gerçekleşen Appsworld etkinliğinde edindiğimiz bilgileri paylaşmaya çalışacağız.

Beacon Nedir?

Beacon'lar düşük enerjili Bluetooth cihazlar olup, fiziksel objelerin mobil cihazlarla iletişim kurmasını sağlayarak, uygulamalarda bir aksiyonun otomatik olarak tetiklenmesini sağlarlar. Bu sayade lokasyona bağlı teknoloji çözümleri geliştirilmesi kolaylaşmakta, mobil uygulamaların kişiye ve lokasyona özgü içerik oluşturmasını sağlar. Özellikle, dağınık lokasyonlarda çalışılan ve fazla bilgi toplanması / dağıtılması gereken durumlarda beacon teknolojisi yüksek fayda sağlayabilmektedir.  


Beacon Havalimanında


Beacon Teknolojisinin Önündeki Engeller

Beacon teknolojisinin uygulanması konusunda en büyük engeller, bluetooth'un açık olması ve ilgili uygulamanın mobil cihazda yüklü olması gerekliliğidir. Bir çok kullanıcı bluetooth'unu açık tutmak istememekte ayrıca yeni bir uygulama yükletme konusunda seçici davranmaktadır.

Bu engeller, Beacon teknolojisinin özellikle şirket içi kullanımında kısmen ortadan kalkmaktadır. Şirketler sahada çalışan ekiplerine şirket uygulamasını yükletebilecekleri gibi bluetooth'un açık tutulmasını da sağlayabilirler. Bu açıdan şirket içi uygulamalarda Beacon kullanımı oldukça mantıklı hale gelmektedir.

Şirketler için Beacon Teknolojisi

Beacon teknolojisinin şirketler için yararlı olabilmesi için hedeflerin çok net belirlenmesi gerekmektedir. Özellikle büyük alanlarda yapılan tekrara dayalı işlerde beacon'lar ile şirket içi üretkenliği arttırmak mümkün olabilmektedir. Bu açıdan farklı endüstrilerde Beacon kullanımı ile ilgili örnekler konunun daha iyi anlaşılması için yararlı olacaktır.

Mühendislik, Bakım ve Diğer Saha Hizmetleri

Binlerce saha çalışanı, bina ve tesislerde bakım ve mühendislik hizmetleri sunmaktadırlar. Genellikle mühendisler, zamanlarının önemli bir kısmını ilgili ekipman ve bölge ile ilgili bilgilere ulaşmakla yada ilgili ekipmanla ilgili formalara bilgi girmekle harcarlar. Bu önemsiz gibi görünen işler bir mühendisin ciddi zamanını alabilir. Aynı zamanda kayıtların doğru tutulması, yapılan tadilat / bakım çalışmasının doğru raporlanması yoğun iş temposunda yorucu hale gelebilmektedir.

Peki Beacon'lar ne işimize yarayabilir? Sahada çalışan bir mühendisin ekipmanla ilgili bilgilere erişmesi için bluetooth'u açık bir telefonla ilgili ekipmanın önüne gelmesi yeterli olacaktır. Bu sayede mühendis ekipman yada ilgili lokasyon ile ilgili bilgilere ulaşabilir, yaptığı çalışma ile ilgili bilgileri mobil uygulama aracılığı ile sisteme girebilir.

Bu sistem sadece saha ekiplerinin değil şirkette bulunan diğer ekiplerinde işini kolaylaştırabilir. Örnek olarak, ofis yöneticisi bakım işinin ne kadar sürdüğünü anında görebilir. Yapılan çalışmalarda yaşanan sorunlara uygun eğitim planlaması yapılabilir. Bu örnekler daha da arttırılabilir, bu noktada önemli olan hangi bilginin hangi ekiplerin işine yarayacağının doğru olarak belirlenmesidir.

Bir sonraki aşamada işin niteliğine göre basınç, sıcaklık, nem ölçen sensörler siteme entegre edilerek, ilgili lokasyona gelindiğinde mühendis için önemli olan değerler otomatik olarak görüntülenebilir.

İnşaat Sektörü

İnşaat sektörü beacon kullanımı için en uygun sektörlerden biridir. Beacon kullanımı ile hangi ekibin yada taşeronun nerde çalıştığı ve hangi işi yaptığı takip edilebilir. Beacon'lar sahada kullanılan ekipmanlarla entegre edilerek, ekipmanların üretkenliği arttırılabilir ve ekipmanlarla ilgili doğru raporlar oluşturulabilir.

Ayrıca beacon'lar ile iş güvenliği konusunda etkin bir sistem oluşturulabilir. Örnek olarak, iş güvenliği için tehlikeli bir bölgeye girildiğinde ilgili mühendise uyarı gönderilebilir. Bu sayede gerekli önlemler daha hızlı ve etkili olarak alınabilir.

Sağlık Sektörü

Özellikle hastanelerde çalışanların doğru zamanda, doğru yerde, doğru bilgiye ulaşması Beacon'lar ile sağlanabilmektedir.Bu sistem ile hastane için yer bulma, konumla ilgili bilgi paylaşamı kolaylıkla sağlanabilmektedir. Ayrıca sistem ile hasta bilgilerine doktorların kolaylıkla ulaşması, hastanede kullanılan cihaz bilgilerine hızlıca ulaşılması ve ilgili notların kolaylıkla sisteme girilmesi sağlanabilir.

Doğru uygulama ve Beacon sistemi ile hastaların ve hastane ekiplerinin, bina içi hareketleri izlenerek, hastane yönetiminde üretkenlik yükseltilebilir. Katıldığımız Appsworld etkinliğinde konuşma fırsatı bulduğumuz hastane yöneticileri, doğru altyapı, kullanımı kolay uygulama ve beacon sistemi ile bilgi yönetimi, tesis yönetimi ve raporlama konularında ciddi avantaj sağlandığını belirtmişlerdir.

Ulaşım Sektörü

Özellikle raylı ulaşımda otomasyon zaten etkin olarak kullanılan bir teknolojidir. Özellikle İngiltere ve Amerika'da metro ve hızlı tren sistemlerinde Beacon kullanımı giderek artmaktadır.

Ulaşım sektöründe, bilgi hem kullanıcılar hem de çalışanlar için büyük bir öneme sahiptir. Beacon'lar özellikle GPS'in zayıf olduğu alanlarda sürücülere lokasyona bağlı olarak yol gösterici bilgi paylaşımı yapılmasını sağlayabilirler. Ayrıca Beacon'lar GPS'in doğruluğunu arttırmak içinde kullanılabilirler.

Ulaşım ağı farklı yerlerde bulunan bir çok ekipman içerir. Bu ekipmanların bakımı ve diğer sensörlerle bilgi paylaşımı için Becaon'ların kullanılması mümkündür. Bu sayede bakım ile ilgili süreçler optimize edilebilir.

Turizm Sektörü

Turizm sektöründe Beacon'lar turistlerin gerek havalimanı, gerek şehir içinde levha bilgilerini ve bulundukları bölge ile ilgili bilgileri kendi telefonlarındaki uygulamadan kendi dillerinde edinmleri sağlanabilir. Örnek vermek gerekirse, Çin'den gelen bir turist Atatürk Havalimanın'da gümrük bölgesine yaklaştığında konu ile ilgili bilgileri Çince olarak telefonunda görebilecektir. Bu örnekler daha da arttırabilir.

Ayrıca daha önce bahsedildiği gibi turizm sektöründe de Beacon'lar tesis yönetimi ve saha personelinin yönetimi için kullanılabilir.

Tüm Sektörlerde Kullanılabilecek Özellikler

Beacon'lar sektörden bağımsız olarak aşağıda belirtilen amaçlar için de kullanılabilir;
  • Otomatik Kayıt
  • Bilgilendirme Uyarıları
  • Süreç İzleme
  • Varlık Yönetimi
  • Lokasyon bazlı Bilgi İletişimi
  • Kullanıcı Yardımı
  • Navigasyon Yardımı

SONUÇ

Sonuç olarak, Beacon Teknolojisi günümüzde giderek gelişen bir teknoloji olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle belirlenen sorunlara uygun şirket içi uygulamalrın geliştirilmesi, şirketlere önemli faydalar sağlayabilir.

Dünyada hızla ilerleyen bu teknolojinin Türkiye'de kullanımı oldukça kısıtlıdır. Bu kullanımın artmasının özellikle dağınık saha çalışması yapan şirketler için çok yararlı olduğu görülmektedir.




Read More »

29 Ekim 2015 Perşembe

Satış Takımları ve İletişim

Satış Takımları ve İletişim


İletişim tüm ekipleri için olduğu gibi satış ekipleri için de büyük bir öneme sahiptir. Özellikle dağınık satış ekipleri ve kanallarıyla çalışan şirketlerin, satış ekipleri arasındaki iletişimi iyileştirmesi, satışlar üzerinde pozitif etki yapacaktır.

Satış ekiplerinin iletişiminden kaynaklı, ciro kayıpları %15  ile %30 arasında değişmektedir. Bu açıdan  iletişim ve koordinasyon satış performansı açısında hayati bir öneme sahiptir.




Satış Takımlarının En Büyük Sorunları

Satış takımlarının iletişimle ilgili ana problemleri şu şekilde sıralanabilir;


  • Eğitimler: Bir satış ekibine eğitim vermenin ne kadar zor bir şey olduğunu, büyük ihtimalle yaşamışsınızdır. Özellikle saha ekiplerinin yoğun çalışma temposu içerisinde eğitilebilmesi, bu eğitimlerin sonuçlarının izlenebilmesi oldukça güçtür.
  • Satış Hedeflerinin Dağıtılması ve Günlük Satış Bilgilerinin Toplanması: Satış tahmini bir şirketin nakit akışını belirleyen en önemli kriterlerden biridir. Satış hedeflerinin ve satış bilgilerinin yanlış yönetimi şirketleri hiç beklemedikleri krizlere sokabilir.
  • Kampanya ve Değişiliklerin Duyurulması: Satış ekiplerinizi yeni kampanya, ürün değişiklikleri gibi konularla ilgili bilgilendirmek için ne kadar zaman harcadığınız hiç düşündünüz mü? Yada değişiklikten geç haberi olan bir satıcının yaşadığı sıkıntıyı yaşadınız mı? Bu sorulara bir çok satışçının evet dediğini duyar gibiyim. Bu sebeple, doğru ve etkin uyarı sistemi, satış takım iletişiminde çok büyük bir öneme sahiptir.
  • Satış Fırsatı Kaçırma: Bir çok satış ekibi, iletişim eksikliğinden çok önemli satış fırsatlarını kaçırırlar. Özellikle yoğun satış ekiplerinin bu tip hatalar yapmasını önlemek her zaman çok kolay değildir. 


Standart Mesajlama Uygulamaları Satış Takımları için Niye Uygun Değil?

Whatsup yada facebook massanger'ı iş için büyük gruplarda kullandıysanız, ortalıkta gezen yüzlerce mesajdan kafanızın karıştığı olmuştur. Hatta aradığınızı bulamayıp, tekrar sormak daha kolayınıza gelmiştir. Bu tip bir durum gerçekten oldukça normaldir, çünkü bu mesajlaşma ortamları iş için değil sosyal mesajlaşma için tasarlanmıştır.

Aynı şekilde mesajlaşma platformlarında biriktirdiğiniz veriler, raporlarınızda kullanabileceğiniz nitelikte olmaktan çok uzaktır.

Akıllı Mesajlama ve İletişim

Bu yazımda sizlere akıllı bir mesajlaşma platformu olan TeamChat'i tanıtmak istiyorum. Yukarıda açıkladıklarımın tersine, Teamchat sadece iş dünyası için tasarlanmıştır.

Teamchat & HizliYOL


Peki TeamChat ne sağlar;

Mesajları iş akışına uygun yapılandırmanızı sağlar. Mesaj platformu üzerinden CRM sisteminizi beslemenizi, eğitimleri mesajlaşma platformunda yapmanızı, gerçek zamanlı veri akışını oluştumanızı mümkün kılar.

Teamchat uygulamasını şirketinize göre özelleştirerek, satış ekiplerinizden, hızlı ve doğru bilgi alır ve onlara gerekli bilgilendirmeleri derli toplu olarak yapabilirsiniz.


HızlıYOL Teknoloji olarak TeamChat'i Türk firmaları için tekrar yapılandırıyoruz. Sizin süreçlerinize uygun çözümler geliştiriyoruz. Satış ekiplerinizin performansını arttırmak artık düşündüğünüzden daha kolay. Bize ulaşın size daha detaylı bilgi verelim.

Read More »

12 Ekim 2015 Pazartesi

Web Tasarım ve İçerik

Web  Tasarım ve İçerik

Web tasarımı, tasarım, teknik ve içerik olarak, üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Bir web tasarımın iyi olabilmesi için üç açıdan da yeterli olması gerekmektedir.


Web Tasarım 

Tasarım doğası gereği yaratıcılığı içerisinde barındıran bazı objektif kriterlere dayansa da sübjektif bir konudur. Görsellik, özgünlük, fonksiyonellik, kullanıcı deneyimi gibi alt başlıklar tasarımın kalitesini ortaya koyar.

Tasarım bir yanıyla sanat olarak algılansa da, farklı yaklaşımlarla kullanıcı deneyimini merkeze alan bir süreçtir. Bu açıdan kullanıcı kitlesi ile tasarım arasında etkili bir ilişki kurabilmek ve doğru duygu akışını sağlayabilmek çok büyük bir öneme sahiptir.

Doğru bir web sitesi için mutlaka şirket ve müşteriler doğru analiz edilmeli, sitenin kullanım amacına uygun bir tasarım ortaya koyulmalıdır. İyi bir tasarımın her sektör için farklı anlamlar taşıdığı mutlaka akılda tutulmalıdır. Bir moda şirketi ile mühendislik şirketinin, tasarım beklentileri çok farklı olacaktır, önemli olan bu farkı algılamak ve doğru bir analiz yapabilmektir. Bu açıdan web tasarım sadece görselleştirme değil bir mimar gibi mekan (web sitesi) ile insan (ziyaretçi) arasındaki bağlantıyı kurabilmektir.

Teknik

Web sitesinin teknik altyapısı kullanıcı tarafından daha az göz önünde olsa da kullanıcı deneyimini çok fazla etkilemektedir.

Mobil kullanımın giderek arttığı günümüzde web sitelerinin responsive (mobil uyumlu) olması giderek önem kazanmaktadır. Eğer siteniz mobil uyumlu değilse kullanıcıların ciddi bir kısmını en başta mutsuz etmiş olursunuz. Bu açıdan sitelerin mobil cihazlarda yüksek performans sergilemesi oldukça önemlidir.

Web sitesinin hızı, teknik açıdan önemli bir diğer konudur. 4 saniyeden daha uzun sürede açılan bir site, kullanıcı memnuniyetsizliği yaratır. Özellikle yüksek kaliteli resimler, flash animasyonlar sitenizin yüklenmesini geciktirirken, kullanıcıları sitenizden kaçırır. Bu açıdan görsellerin optimizasyonu, kod yapısının hız odaklı olması, gereksiz kodlardan kaçınılması büyük bir öneme sahiptir.

Ayrıca, On page SEO denilen yani web sitemizin arama motorları tarafından doğru algılanmasını sağlayan çalışmalar teknik olarak, web sitesi hazırlanırken içeriğe uygun olarak oluşturulmalıdır.


İçerik

İçerik belkide şu ana kadar saydığımız konulardan en önemlisi olarak göze çarpmaktadır. Doğru ve özgün içerik, kullanıcıların memnuniyetini yükseltir. İçeriğin özellikle net ve gerekli bilgileri sunuyor olmalıdır. Gereksiz bilgiler ve kullanıcının sitede ulaşmak istediği bilgiye ulaşmasını geciktiren uzun yazılar oldukça rahatsız edici olabilir.

İçerik üretiminde kullanılan dilin kullanıcı ve sektör profiline uygun, net ve anlaşılır olması oldukça önemlidir.

İçerik üretiminde arama motorlarında ön plana çıkılması planlanan anahtar kelimelerin doğal olarak vurgulanması büyük bir öneme sahiptir. Bu açıdan yazı ilk önce anahtar kelime vurgusu düşünülmeden yazılmalı daha sonra anahtar kelimeye göre revize edilmelidir.

Sonuç

Başarılı Web tasarım aslında, tasarım, teknik ve içeriğin optimize edilmesini gerektirir. İyi bir web sitesi ancak kullanıcılardan geri besleme alarak siteyi sürekli iyileştirmek suretiyle elde edilebilir. 

Sonuç olarak web tasarım yaptırırken tüm bu kriterlerin önemini aklınızda tutun ve web tasarımı şirket kültürünüz ve stratejinizle uyumlu hale getirmeye çalışın.




Read More »

29 Eylül 2015 Salı

Akıllı Mesajlaşma ile Kurumsal Çözümler

Akıllı Mesajlaşma ve Teamchat

HızlıYOL Teknoloji olarak, San Francisco'da tanıştığımız Teamchat firması ile stratejik ortaklık yaptık. Aslında fikir oldukça basit "whatsup" tarzı bir kurumsal mesajlaşma platformu ile neler yapılabilir?

Bu basit sorunun her sektöre göre farklı ve oldukça yaratıcı çözümleri olabiliyor. İşin güzel yanı mesajlaşma ile kurumsal raporları oluşturan bilgileri çalışan, bayi, ekipman yada müşterilerinizden çok doğal bir şekilde alabiliyorsunuz.

Mesajlaşma ile Farklı Çözümler

İnsanlar birbirleri ile sözlü yada yazılı olarak mesajlaşarak iletişim kurarlar. Bu sebeple mesajlaşma doğal bir bilgi paylaşım metodudur. Bu yüzden ERP x modülüne bilgi girmek insanlara çoğunlukla angarya gibi gelebilecekken, çalışanın gelen bir mesaja verdiği cevapla bu bilginin elde edilmesi daha kolay olabilmektedir.

Neden Akıllı Mesajlaşma?

Peki, akıllı mesajlaşma derken neyi kastediyoruz? Öncelikle eğer "whatsup" kullanıyorsanız biliyorsunuzdur, kalabalık gruplarda mesajlaşma bilgi kirliliği yaratmaktadır. Bizim üzerinde çalıştığımız TeamChat ortamında ise mesajlar otomatik olarak, konu başlıkları altında özetlenmekte, girilen sayısal bilgiler otomatik olarak toplanarak tek mesaj olarak görülmekte, kimin ne cevap verdiği detaylarda gözükmektedir. Bu basit özellik mesajlaşmanın sınırsız üye ile yönetilebilir olarak kullanılmasına imkan tanır.


Akıllı Mesajlaşma ve API

Chatlets Nedir?

Chatlets, mesajlaşmanın kurumsal olarak anlamlı hale gelmesini sağlayan mesaj formatları olarak özetlenebilir. Örnek olarak eğer ekibinizin müşteriye gittiğinde konum bilgisi ve müşteri bilgisini toplamak istiyorsanız, bu amaçla oluşturulan bir chatlet yayınladığınızda, ekibinize hazırladığınız formatta bir mesaj gider, ekip bu chatlet'e cevap vererek, istediğiniz raporu oluşturmuş olacaktır.


Yukarıda bazı chatlet örneklerini görebilirsiniz. Şirkete özel geliştirilmiş chatlet'lerle yapılabileceklerin gerçekten bir sınırı yok. Satış bilgilerinin toplanmasından, anlık geri besleme almaya, lokasyon bilgisine bağlı mesaj oluşturmaktan, şirket cihazlarından otomatik mesaj almaya yapılabilecek birçok şeyden söz edilebilir.

Modem ile Mesajlaşmak

Modeminizin size gücüm sınırın altına düştü diye mesaj attığını sizin de mesaj atarak modemi açıp kapattığınızı bir düşünün. Bu basit örnekle anlatmak istediğim IoT konusunda en doğal etkileşimin mesajlaşma olduğunu vurgulamak. IoT ile teamchat entegrasyonu size çok farklı opsiyonlar sunabilir.

Internet of Things


Bot'lar ve Akıllı Mesajlaşma

Bot'lar mesajlaşma grubunuzda bulunan sanal kullanıcılardır. Bot'lar tetikleyici kelimeler ile harekete geçerek iş akışını yaratırlar. Örnek vermek gerekirse bir borsa bot'umuz varsa, bu bot'u imkb anahtar kelimesi ile tetikleniyorsa, bu kelimeyi girdiğimizde otomatik olarak borsa bilgileri ekranımıza gelir ve bir sonraki adımda bizim istediğimiz bir bilgi diğer bir kişi ile paylaşılabilir.

Bot'ları kullanarak şirketinize uygun iş akışları yaratabilir ve ekiplerinizin kullanımına açabilirsiniz.

Sonuç

HızlıYOL teknoloji olarak Teamchat'i firmanıza uygun şekilde yapılandırır ve size uygun çözümler geliştirebiliriz. Eğer sizler de bu konuyu merak ediyorsanız bizi aramaktan çekinmeyin.

Read More »

21 Eylül 2015 Pazartesi

Google Adwords Reklamcılık

Google Adwords Eğitimleri Hakkında


HızlıYOL Teknoloji olarak, 15 ve 16 Eylül tarihinde yapılan Google Partner Adwords eğitimlerine katıldık. Açıkçası bu eğitimlerin özellikle Adwords temel kurallarını öğrenmek ve sertifika almak için oldukça yararlı olduğunu düşünüyoruz.

Öncelikle Özgür Deniz Aydın hocamıza ve Google ailesine teşekkür etmek istiyorum. (İki yeni sertifikamızı almamıza vesile oldukları için.) 

Bu yazı kapsamında, ileri düzey görüntülü reklam ağı ve video reklamcılığı konularında görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz. Lütfen yorum görüş ve önerilerinizi bizle paylaşın.

Adwords Eğitim Görüntüsü

İleri Düzey Görüntülü Reklam Ağı Eğitimi

Görüntülü reklam ağı ile reklamımızın kapsama alanı oldukça artıyor. Bu noktada en önemli konu hedefleme doğru hedefleme yapılmaz ise görüntülü reklam ağında başarısız olmanız oldukça kolay gözüküyor.

Adwords bize oldukça geniş ve esnek bir hedefleme imkanı sunuyor ve farklı hedefleme seçeneklerini birlikte kullanarak hedefi daha keskinleştirmemiz mümkün. Bu noktada vurgulanması gereken bir konu da birlikte kullanılan hedefleme seçenekleri "ve" şeklinde çalışıyor yani kesişim kümesi.

Hedefleme yöntemleri; içeriğe yönelik, kitleler ve yerleşim hedefleme olarak üç ana başlık altında incelenebilir. Bu noktada en önemli konu hedefleme detayında yerleşimleri tek tek seçerek gereksiz reklamları engellemeniz mümkün. Elbette zamanınız varsa.

Görüntülü reklamları nasıl hazırlayacağınız merak ediyorsanız en hızlı ve basit yöntem, reklam galerisi. Reklam galerisi size denemiş template'leri kullanma imkanı sunuyor. Bu sayede açık arttırmaya girme noktasında kaybettiğiniz yerleşim sayısı azalıyor.

Bu arada mutlaka görüntülü reklam hazırlarken, metin reklamda kullanmayı unutmayın, bu reklamınızın görülmesini garanti altına alacak bir çözüm olabilir.

Elbette reklamlarınız yayınlandıktan sonra bir diğer önemli konu değerlendirme. Görüntülü reklam ağında da elbette dönüşüm en önemli kriter. TO'ların görüntülü reklam ağında daha düşük olması gayet normal. Bu noktada Tıklamaların hangi yerleşimden geldiğini incelemek, uygun olmayanları elemek yapılabilecek ilk hareketlerden biri olabilir. Yine hedefleme seçeneklerinizi inceleyerek sürekli ayarlamalar yapabilirsiniz.

Adwords Video Reklamcılığı

İlk önce belirtmem gerekir ki, video reklamcılığında kullanılan terimler sürekli değiştiği için özellikle ifade ederken kafa karışıklığı oluşuyor. Özellikle Türkçe terimler bazen havada kalabiliyor.

Video reklamcılığı aslında çok fazla fırsat barındıran bir alan. Türkiye'de video reklamcılığında rekabet oldukça sınırlı, bu sebeple görüntüleme başına maliyetler gayet uygun.

Video reklamcılığı eğitiminde aslında farklı örnekler üzerinden, youtube için özel tasarlanmış reklamları ve bu reklamların etkisini tartışma fırsatımız oldu. Doğru yapılmış viral bir kampanya ile çok etkili sonuçların alınması mümkün görünüyor.

İki tip video reklamından söz ediyoruz; Yayın içi Truview ve Görüntülü Trueview.  

Yayın içi Truview video reklamları, şu videonun önünde çıkan 5sn'de geçebildiğiniz reklamlar. Ne zaman para ödüyorsunuz, görüntüleme başına yani reklamınızın 30sn'si yada 30 saniyeden kısaysa tamamı seyredildiğinde ödeme yapıyorsunuz.

Görüntülü Truview ise youtube arama veya izleme alanında öneri olarak reklamınızın çıkmasını sağlıyor. Videonuza tıklandığında ödeme yapıyorsunuz.

Sonuç Olarak

Bu yazı kapsamında amacım tüm eğitimi bir yazı içerisinde özetlemek değil. Bana önemli gelen konuları sizlerle paylaşmak. Lütfen yorum kısmına eklemeler yaparsanız sevinirim. Bu sayede yararlı bir yazı oluşturmuş oluruz.

Read More »

7 Eylül 2015 Pazartesi

İnşaat Sektöründe Şantiye Yönetimi ve Mobil Uygulamalar, IoT

İnşaat Sektöründe Şantiye Yönetimi ve Mobil Uygulamalar

İnşaat Sektörü ve Teknoloji

İnşaat sektöründe, teknoloji uygulamaları genellikle teknik ofisin çalışmalarını desteklemek amacıyla kullanılırken, asıl üretim ortamı olan şantiye teknolojiden yeteri kadar faydalanamamaktadır. Bu açıdan, planlama, tasarım gibi ofis çalışmaları sürekli şantiyenin gerisinde kalmakta, şantiyeden veri akışı gecikmeli olduğu için teknik ofis raporlama yapar hale gelmektedir.

Özellikle son dönemde gelişen BIM (Yapı Bilgi Modeli), planlama yazılımları, ERP yazılımları, stok yönetim yazılımları ile teknolojinin inşaat sektöründe bir dönüşüm sağladığını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak bu dönüşümün her parçasında karşımıza çıkan ana sorun tasarım, maliyet, proje yönetimi ve şantiye arasındaki veri akışının yetersiz ve yavaş olmasıdır.

Örnek vermek gerekirse, BIM teknolojisini etkin kullanarak, disiplinler arası yüksek kaliteli bir tasarım oluşturmak mümkün de olsa şantiye ekibinin bu tasarım bilgilerini etkin kullanması sağlanamadığında, tasarımın iyileştirilmesi için harcanan efor gereksiz olmaktadır.

Şantiye ve Teknoloji

Şantiye inşaat sektöründe ana üretim yeri olarak, sonuçların elde edildiği noktadır. Bu sebeple teknoloji kullanım planlaması yapılırken, yönetimin nasıl raporlar göreceğinden çok, şantiyeden doğru bilginin nasıl alınacağı üzerinde durulmalıdır. Bu sayede şantiyeden sağlanan veri akışı, teknik ofisi, proje yönetimini etkin olarak besleyecek, BIM, ERP gibi yazılımlar daha başarılı sonuçlar ortaya koyabilecektir.

Veri Üretim Kaynakları

Şantiyede yapılan çalışmalar hakkında veri ilk  olarak şantiye mühendisleri, stok yöneticisi ve ekip liderlerine oluşur. Bu açıdan bu kişilerin bilgiyi doğru ve etkin olarak, elektronik ortama taşıması, teknolojik çözümlerin fayda sağlaması içi şarttır. Buna ek olarak, şantiyede bulunan ekipmanların çalışmaları aslında otomatik veri üretimi için kullanılabilecek kaynaklardır. Örnek olarak, bir vinç veya ekskavatörün konumu ve çalışma bilgileri şantiye ile ilgili çok değerli veriler üretebilir.

Üretilen Verinin Analizi

Yukarıda söz edilen verilerin toplanması noktasında sadece gerekli olan ve doğru olarak aktarılabilecek verilerin toplanmasına özen gösterilmelidir. Mümkün oldukça dataların, ERP, BIM, planlama ve maliyet kontrol gibi teknik ofis yazılımlarını besler nitelikte olması gerekmektedir.

İnşaat Sektöründe Neyi Yanlış Yapıyoruz?

İnşaat sektöründe ana sorunlardan biri tasarım, planlama, maliyet yönetimi, muhasebe ve şantiye yönetiminin entegre çözüm üretememesidir. Tasarım teknolojileri, ERP, planlama yazılımlarına yatırım yapılırken, tüm bu yatırımların sonucunun görüleceği şantiye ise tüm bu çalışmalardan uzak kalmaktadır.

Açıkçası birçok projede, şantiyede bulunmasına rağmen teknik ofis ile şantiye sahasının arasındaki kopukluğa inanamazsınız. İşte bu sebeple teknolojinin ilk amacı mutlaka şantiyede sonuç elde edilecek geliştirmeler yapmaktır.

Ayak bağı olarak Teknoloji

Teknik ofiste kullanılan birçok yazılım, şantiyede işi yavaşlatan gereksiz prosedürler olarak görülür. Buna bir de, şantiyede özellikle taşeron ekiplerinin eğitimsizliğinden kaynaklanan sorumsuz yaklaşımlar eklenince, 100 binlerce dolar yatırım yapılan teknolojileri faydasız bir raporlama ve sunum aracına dönüştürür.

Şantiyede Teknoloji Uygulamaları

Dünyada başarılı uygulamalara baktığımızda, başarının şantiyede basit ve etkili çözümler ile sağlanabildiğini görüyoruz.

Bu açıdan özellikle şantiye mühendislerinden, şantiye hakkında kritik verilerin mobil cihazlar ile kolay ve hızlı olarak toplanabilmesi ve bu verilerin planlama, değişilik talebi, stok yönetimi gibi sistemlere entegre edilmesi oldukça başarılı sonuçlar doğurabilir.

Şantiyede ve IoT

IoT (Internet of Things) dendiğinde aklınıza bilim kurgu geliyor olabilir. Aslına bakarsanız IoT, nesnelerin veri üreterek, bizlerle iletişim kurmalarını sağlıyor. IoT uygulamaları ile yapılabileceklerin gerçekten bir sınırı yok, otomobillerden, akıllı evlere, giyilebilir teknolojilere kadar çok geniş bir alandan söz ediyoruz.

Bu işin şantiye ile ne alakası var, şu anda bunlar için çok erken diye düşünenleriniz olduğundan eminim. Ancak şantiye yönetiminde IoT kullanımı yaygınlaşmaya başladı bile. Şantiyede etrafınıza bakarsanız aslında veri üretebilecek bir çok nesne olduğunu görebilirsiniz.

Ekipmanlar, vinçler, şantiyede ilgili alanlara yerleştirilebilecek ibeacon (cep telefonunuzda bulunan bir uygulamayı çalıştırabilen programlanabilir cihazlar)'lar ile farklı bir şantiye yaratmanız artık çok daha kolay. Bunu yaparken büyük yatırımlar yapmanız da gerekmiyor. Gerçekten planlı bir çalışmayla şantiyeden çok hayati bilgileri otomatik toplayabilir, şantiye yönetimine çok hızlı müdahale edebilirsiniz.

HızlıYOL Teknoloji ve İnşaat Çözümü

HızlıYOL teknoloji olarak, akıllı mesajlaşma platformu Teamchat üzerine geliştirdiğimiz mobil uygulama ile şantiyede bulunan mobil cihazlardan doğru ve hızlı veri akışını sağlamayı hedefleyen bir ürün oluşturduk.

Uygulamanın ibeacon'larla ve mobil konum belirleme özelliğiyle mesajlaşma platformu bir veri toplama ve proje yönetim aracı haline geliyor. Toplanan bu verilerin, ERP, Stok yönetimi ve proje yönetimi ile entegrasyonu ile şantiye verilerinin etkin olarak sisteme aktarılması sağlanabiliyor.

Elbette önceliklerin belirlenerek her şantiye için ana sorunların hedeflenmesi gerekmektedir. Amacımız whatsup kolaylığında bir mesajlaşma platformu üzerinden veri toplamak ve koordinasyonu arttırmaktır.

Detaylar için bizi aramaktan çekinmeyin. Sizlere tanıtım yapmaktan mutluluk duyarız.


İnşaat Mobil Uygulama

Read More »

23 Ağustos 2015 Pazar

Akıllı Mesajlaşma ile Şirketler Kazanabilir

Birçoğumuz şirketlerde mesajlaşma aracı olarak e-posta kullanıyoruz. Dünya'da e-posta giderek yerini akıllı mesajlaşma ortamlarına bırakıyor. Bu trend ilk işaretlerini kişisel e-posta yerine kullanılmaya başlayan whatsup, facebook messenger gibi uygulamalarla göstermeye başladı.


Akıllı Mesajlaşma

2014 raporlarına baktığımızda, 2016 sonunda, akıllı mesajlaşmanın, e-posta trafiğini yakalacağını görmekteyiz. Bu araştırmalarda açıkça görülmektedir ki, akıllı mesajlaşma araçlarının veri iletişim tekniği olarak kullanılımı giderek yaygınlaşacak gibi duruyor.

Şirketler Açısından Akıllı Mesajlaşma

Şirket olarak bir politikanız olsun yada olmasın çalışanlarınız zaten kendi aralarında haberleşmek için whatsup türevi uygulamaları kullanıyorlar. Mailler resmi ve önemli konularda kullanılan bir sistem haline gelmiş durumda.

Bu noktada önemli olan işle ilgili yazışma ve bilgilerin, kullanılan akıllı mesajlaşma sistemi aracılığıyla kontrol dışına çıkmasını önlemek. Bu açıdan yapılabilecek şey ise şirket içi akıllı mesajlaşma ortamlarını kullanmak. Bu sayede çalışanlarınızın işle ilgili yazışmaları üzerinden, şirketin yönetilebilir bilgi alması ve  bilgi akışının hızlı ve etkili hale gelmesi sağlanabilir.

Şirket içi Akıllı Mesajlaşma Sistemleri

Şirket içi akıllı mesajlaşma sistemleri sayesinde proje ekipleri, satış ekipleri oluşturacakları gruplar ile hızlı ve etkin iletişim sağlayarak sorunları daha hızlı çözebilirler. Şirket içi mesajlaşma sistemleri şu anda Amerika'da çok hızla gelişmektedirler. Bu uygulamalardan en popüleri slack isimli uygulamadır. Bu uygulama 1 sene içerinde 500.000 kurumsal kullanıcıya ulaşmıştır.

kurumsal çözümler

Bunun sebebini incelediğimizde, akıllı mesajlaşmanın gücünü şirket aktivitelerine uygulamanın sağladığı avantajı görüyoruz. Örnek olarak, satış ekibinizin müşteriye giderken check-in yapması ile crm sisteminize o müşterinin o tarih ve saatte ziyaret edildiği bilgisi otomatik olarak girilebilir. Aslında mesajlaşma yazılımlarının etkin kullanımı en büyük sorunlardan biri olan sahadan bilginin doğru ve hızlı toplanması konusunda işinizi kolaylaştırabilir.

Akıllı Mesajlama Sistemi olarak Team Chat

HızlıYOL teknoloji olarak, San Francisco'da Team Chat isimli yazılımın yaratıcıları ile tanışma fırsatımız oldu. Açıkçası yukarıda açıkladığım akıllı mesajlaşma sistemini bir adım daha öteye götürmeye karar vermiş bir ekiple karşılaştım. Ana amaç, Team chat'i şirket çalışanlarının etkili çalışabilmesi ve verilerin otomatik olarak erp, crm gibi sistemleri besler hale gelmesi. Bu amaçla chatlets adı verdikleri mesajları düzenleyen ve cevapları özetleyen bir yapı kullanıyorlar.

Team chat'in java tabanlı API'si kullanılarak iş akışları oluşturulabiliyor ve mesajda girilen bilgiler kullanılarak diğer sistemler beslenebiliyor, raporlar alınabiliyor.

TeamChat Tüm Sektörler için Uygun mu?

Teamchat şu an, inşaat, bankacılık, holding, insan kaynakları, ilaç sanayi, politik partiler, haber ajansları, teknoloji şirketleri, otomotiv sektörü, sivil toplum örgütleri, hastaneler, perakende şirketleri,lojistik şirketleri, üretim tesisleri tarafından etkin olarak kullanılıyor. Ayrıca kullanıcı sayısı için bir üst sınır yok, doğru grup planlaması ve yetkilendirme ile çok büyük gruplarla çalışabilmeniz mümkün. 

Team Chat ve HızlıYOL Teknoloji

Hızlıyol Teknoloji olarak Teamchat uygulamasının Türkiye partneriyiz. Bu uygulamayı şirketlerinizin ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirerek çok etkin çözümler sunabiliriz. Yapılabileceklerin gerçekten bir sınırı yok, mobil ve masaüstü kullanımı olan bu uygulama ile lokasyon, kamera ve mesajlaşma özelliklerini kullanarak çok etkili çözümler geliştirebiliriz.



teamchat - hizliyol


Read More »

13 Ağustos 2015 Perşembe

Yeni Müşteriler Kazanmak !

Özellikle son dönemde orta ölçekli firmalarla yaptığım görüşmelerde, şirketlerin bir çıkış yolu aradığını gözlemliyorum. Çevre ve tanıdıklarıyla iş yapan bu şirketler artık müşteri portföylerini geliştirmek istiyorlar. Bu amaçla teknolojiyi daha etkin kullanarak satış ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi önemli hedeflerden biri olarak ortaya çıkıyor.

Rekabet


Sektörden bağımsız olarak rekabet giderek artıyor. Bu noktada en kritik konu rekabetin fiyatlar üzerinde yürümesi, hizmeti yada ürünü daha ucuz sunmaya yönelik rekabet şirketlerin kar marjlarını eritirken, kaliteyi de düşürüyor.

Nasıl bir Rekabet


Profesör Michael Porter'ın geliştirdiği modelde açıkladığı gibi bir sektörü değerlendirirken beş önemli gücü analiz etmek gerekiyor. Bunlar, sektöre giriş yapma kolaylığı, tedarikçinin gücü, müşterinin gücü, sattığınız ürün veya hizmetin muadillerinin gücü ve iç rekabet olarak sayılabilir.


strateji rekabet analiz

Porter'ın önerdiği bu analiz modeli bize sektörle ilgili doğru stratejiyi geliştirmemiz için yardımcı oluyor. Sektörün iyi yada kötü olması sizin şirketinizin başarısının ana belirleyicisi değildir. Çok kötü sektörlerde başarılı olabilen firmalar varken, çok hızlı büyüyen sektörlerde başarısız olan firmalar da görebilirsiniz. 

Firmaların başarılı olabilmeleri için sektör ve rakiplerini doğru analiz ederek, kendi rekabet avantajlarını tespit etmeleri gerekiyor. Ülkemizde ne yazık ki, çoğunlukla kişisel ilişkilerle gelişen satış ve pazarlama faaliyetleri bir noktada sadece fiyat rekabeti üzerinden yürüyen bir stratejiye dönüşüyor.

Rekabet Avantajı

Öncelikle fiyat rekabetiyle ayakta kalmak, günümüz dünyasında oldukça zor ve yıpratıcı bir süreçtir. Bu sebeple mutlaka yaratılan değer üzerinden rekabet edilmelidir. Müşterilere sunulan değerin sadece fiyat olmadığı ortaya koyularak değer rekabeti yaratılmalı ve satış pazarlama aktiviteleri değer temelli olarak yürütülmelidir. Değer üzerinden rekabet edebilmek için müşterinin bilinçlendirilmesi amacıyla yapılacak pazarlama çalışmaları büyük önem kazanmaktadır.

En başarılı rekabet avantajı taklit edilmesi zor olandır. Bu sebeple mutlaka şirketinize özel ve taklit edilmesi zor bir rekabet avantajı ortaya koymalısınız. Zaten tamda bu sebeple fiyat avantajı çoğunlukla başarılı bir rekabet ölçütü değildir, çünkü taklit edilmesi kolaydır. Eğer, fiyat avantajınızı taklit edilmesi zor yeni bir yönteme dayandırıyorsanız fiyat üzerinden rekabet anlamlı hale gelebilir.

Strateji

Strateji dendiğinde sadece büyük firmalara özgü bir çalışmadan söz edildiği düşünülür. Halbuki strateji her firma için gerekli ve hayati öneme sahip bir çalışmadır. Firmanızı doğru analiz ederek, rekabet avantajlarını belirlemek, bu avantajların rakipler tarafında taklidini zor hale getirecek yatırımları planlamak sizi sektörünüzde kolaylıkla başarılı hale getirebilir. Bu açıdan stratejik planlama, gelecekle ilgili boş hedeflerin belirlendiği değil, firmanızın gücünü doğru yöneterek başarılı olmanızı sağlayacak bir çalışmadır.

Karlılık ve Ciro

Türk şirketlerinin odaklandığı ciroyu arttırma çabası asıl amacı yani karlılığın arttırılmasını gölgelemekte ve firmaları yıpratıcı bir fiyat rekabetine çekmektedir. Yüksek ciro kötü değildir ama eğer yüksek ciro yaparken karlılığınız hızla düşüyorsa tehlikeli bir yola girdiğinizi unutmayın.

Teknoloji ve Rekabet

Teknolojinin doğru kullanımı, rakipleriniz karşısında avantaj kazanmanıza yardımcı olabilir. Bu noktada firmanızın yeteneklerine bağlı doğru stratejilerin geliştirilmesi büyük bir öneme sahiptir. Amaçsızca yapılan, A firması yapmış bizde yapalım düşüncesiyle yapılan yatırımlar ne yazık ki size değer katmayacaktır. İş hayatında farklılaşmak doğru yapıldığında çok başarılı olmanızı sağlayabilir. Bu açıdan teknoloji yatırımları ile rakiplerinizden farklılaşarak, kendinize karlı bir alan yaratabilirsiniz.

Sonuç

Web tasarımdan, online reklamcılığa, CRM'den yazılım geliştirmeye firmanızın ihtiyaçlarına göre yapılacak tüm çalışmalar mutlaka rekabet avantajı yaratmayı hedeflemeli ve şirketinize değer katmalıdır. Aksi durumda bir işe yaramayan web siteniz, kullanmadığınız yazılımlar, ne işe yaradığını bile anlamadığınız teknolojiler ile şirketiniz zaman ve para kaybeder. Farklı bir teknoloji deneyimi için bizi arayın.

Read More »

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Teknoloji - Kobiler - Orta Gelir Tuzağı

Makro Ekonomik Analiz

Orta gelir tuzağı bir ülkenin belli bir kişi başına milli geliri geçememesi durumudur.  Orta gelir tuzağına düşmüş bir ekonomide görülen ana sorunlar, tasarrufların ve yatırımların zayıf olması, üretimin çeşitlilik göstermemesi yine buna bağlı olarak, üretimin zayıf ve emek piyasasının baskı altında olmasıdır.Türkiye ekonomisi incelendiğinde, ekonominin orta gelir tuzağında olduğu görülmektedir. Makro ekonomik açıdan bakıldığında, Türkiye ile Güney Kore arasında oluşan ana fark Güney Kore'nin orta gelir tuzağını yüksek tasarrufa bağlı yatırım ve üretkenlikle aşmasıdır. Bu açıdan bakıldığında üretimin çeşitlenmesi, tasarruf kaynaklı yatırımların ve üretkenliğin artması orta gelir tuzağını aşabilmek için ana şartlardır.

tasarruf oranı

Mikro Ekonomik Analiz

Makro ekonomik bu tespiti, mikro ekonomik olarak ele aldığımızda, birçok şirketin Türkiye'ye benzer durumda olduğunu görürüz. Türkiye'de özellikle özel sektör borçlanması giderek artmakta buna karşılık üretim çeşitliliği ve verimlilik ise yerinde saymaktadır. Bu sebeple uzun süreler hayatta kalmış birçok kobi belli ciroları geçemez ve karlılıklarını artıramaz. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ekonomisi ile kobilerin kaderinin aynı olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Borç durumu

Teknoloji Kullanımı

Orta gelir tuzağının çözümü üretkenlik ve üretim çeşitliliğinin sağlanmasından geçiyor. Bu açıdan bakıldığında orta gelir tuzağından kurtulmanın ana yolu teknolojiyi merkeze koyarak üretkenliği arttırabilmek. Aşağıdaki grafikte ARGE harcamaları, GSYH'nın yüzdesi olarak gösterilmiştir. Eğer Türkiye'de kobilerle ilgili bir çalışma yapılsa aynı durum ortaya çıkacaktır. Kobilerin cirolarının %1'den daha fazlasını ARGE ayırmadığı rahatlıkla söyleyebiliriz.

teknoloji arge yatırımı

Türkiye'de kobilerin çoğunun genel olarak izlediği yol, ithal ettikleri ürünler için Türkiye'de bir pazar yaratıp, satış odaklı bir organizasyon ile yüksek kaldıraç (borçlanma) kullanarak ciro elde etmektir. Elbette bu iş modeli kabul edilebilir ve gelir getiren bir modeldir. Ne yazık ki bu model ile orta gelir tuzağının aşılabilmesi mümkün değildir. Çünkü bu tip bir modelin daha büyük ciro getirebilir hale gelebilmesi için sistemin teknoloji yardımıyla otomotize edilmesi gerekmektedir. Bir üründen bir tane satmakla 100.000 tane satmak arasında yönetim, teknoloji ve altyapı olarak çok büyük farklılıklar vardır. Ülkemizde patron merkezli yönetim anlayışı ve çalışanların kendilerine has planlama yöntemleri ile bu bariyerin aşılması mümkün değildir.

Ülkemizde az sayıda bulunan üretime dayalı kobilerde, teknoloji kullanımı yetersizliğinden, maliyet üzerindeki baskı çalışanların sırtına yüklenmekte bu sebeple, verimsiz ve kalitesiz bir üretim yapısı ortaya çıkmaktadır.

Yönetim Açısından Kobiler

Başarılı kobilerin yöneticileri genellikle işlerini iyi bilen profesyonellerdir. Bu noktada sorun işin nasıl iyi yapılacağının bilinmesi değil şirket stratejisinin doğru belirlenmesidir. Bir restoran işletmekle restoran zinciri kurmak arasında büyük bir fark vardır. Bu sebeple, kobiler iki durumla karşı karşıya kalır; ya büyümekten vaz geçerek durumlarını korumaya çalışırlar yada kontrolsüzce bir büyüme yarışına girerek kaliteden ödün verirler. İşte bu noktada önemli olan stratejik olarak şirketin doğru pozisyonlanması ve ulaşılacak hedefler doğrultusunda teknolojinin etkin kullanılmasıdır.

Büyümeden Olmaz mı?

Elbette olur ama bu durumda mutlaka sektörde kopyalanması zor bir rekabet avantajınızın olması gerekir. Bu noktada da teknoloji firmanıza çok büyük değer katabilir. Süreçlerinizi optimize ederek, bilgi birikiminizin şirkete sürdürülebilir değer katmasını sağlayabilirsiniz.

Teknolojiye Bakışımız

Ne yazık ki, özellikler orta ölçekli şirketler teknolojiye bir masraf merkezi gözüyle bakmaktadırlar. Teknolojinin yeni cep telefonu olarak algılandığı ülkemizde, bu durumu çok da garipsememek gerekir. Bu bakış aslında yukarıda söz ettiğimiz sorunların ana kaynağıdır. Yöneticiler başarısızlıklarını, çalışanların maaşlarını baskılamak için kullanmaktadırlar. Bu durum çalışan kalitesini düşürmekte ve şirketler geçemedikleri orta gelir tuzağına daha derin saplanmaktadırlar.

Teknoloji ile Ne Değişir?

Doğru teknoloji uygulaması büyük yatırımlar yapmak anlamına gelmez. Doğru yatırımlarla anlamlı faydalar sağlamak ana amaç olmalıdır. Kobilerin bulundukları sektörlere göre stratejilerini netleştirerek yapmak için değil gerçekten rekabet avantajı yaratmak için teknolojiyi kullanmaları gerekir.

Bu noktada kopyalamak, herkesin yaptığını tekrar etmek kimseye bir yarar sağlamaz. Gerçekten hedefler, müşteriler ve bütçeler çerçevesinde çok başarılı adımlar atılabilir. Yada daha yıllarca biz bir türlü büyüyemiyoruz der dururuz, sanki bir şansızlıktan söz eder gibi.

HızlıYOL Teknoloji




Read More »

23 Temmuz 2015 Perşembe

CRM-1 : CRM'e Giriş - CRM Nedir?

Read More »

21 Temmuz 2015 Salı

CRM Yazılımları Karşılaştırma

CRM Strateji

CRM YAZILIMLARI

CRM yazılımlarını karşılaştırmak için farklı kriterler kullanabiliriz. Tüm CRM (Customer Relation Management) yazılımlarında olan ana özellikler şu şekilde sıralanabilir;

  • Müşteri Veri Yönetimi: Müşteri ile ilgili kontak bilgileri, yazışmalar, teklifler ve notların belli bir veritabanı düzeni içerisinde yönetilmesi.
  • İlişki Yönetimi: Müşteri ile ilgili mail, telefon, toplantı ve tüm görüşmelerin planlanması, kayıt altına alınması ve raporlanması.
  • İş Akışı Otomasyon: Müşteri ile ilgili yapılacak çalışmaların otamatize edilmesi. Örnek olarak A şirketi talep gönderdiğinde, Satışçı Ali'ye görev düşsün yada müşteri kayıt olduğunda hoş geldin maili gitsin.
  • Raporlama: Satış hedeflerinin belirlenmesi, satış ekibinin performansının takibi için hazırlanan raporlar.
Yukarıda saydığımız özellikler bir CRM'de olmasını beklediğiniz ana özelliklerdir. Bu ana özelliklerin üzerine farklı sistemler eklenerek şirketin tüm süreci CRM'e bağlı olarak yönetilebilir. Eğer satış odaklı bir şirketseniz, tüm sisteminizi CRM üzerine kurmanız doğru olacaktır. Bu açıdan bakıldığıda HızlıYOL olarak kullandığımız ZOHO CRM,  stok yönetimi ve ön muhasebe modülleriyle entegre olarak, müşteri ilişkilerine bağlı olarak teklif ve satış sürecini yönetmemize imkan vermektedir.

Aşağıda farklı CRM yazılımlarının karşılaştırmasını görebilirsiniz. Bu grafikte y ekseni yazılımın sektörde kullanılırlığını, x ekseni ise müşteri memnuniyetini göstermektedir. Lider grubunda bulunan yüksek performanslı ve çok kullanılan yazılımlar, Salesforce, Zoho, Hubspot, Dynamics ve Nimble olarak ön plana çıkmaktadır. Yüksek müşteri memnuniyetine sahip ama kullanımı az olan birçok yazılım liderlere hızla yaklaşmaktadır.  Bu grupta bulunan yazılımlardan bazıları pipeline deals, salesnet, workbooks.




Şahsi olarak, bu yazılımlardan bir çoğunu denemiş bir olarak, her bir yazılımın kendine göre çok güçlü özellikleri olduğunu söyleyebilirim. Şirketinize uygun ürünü seçmek için bizlerle irtibata geçebilirsiniz.
Read More »

10 Temmuz 2015 Cuma

Ücretsiz CRM Kullanabilmek Mümkün mü?

ÜCRETSİZ CRM

CRM yazılımları günümüzde teknolojinin bir çok imkanını kullanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında CRM yazılımı seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar şu şekilde sıralanabilir.

1- Sosyal CRM: 

Kullandığınız CRM'in sosyal medya ortamlarına entegre olabilmesi. Günümüzde bu özellik CRM kullanıcılarının hayatlarını oldukça kolaylaştırmaktadır. Bu özellikle sayesinde potansiyel müşterinize ait birçok bilgiyi facebook, linkedin, twitter gibi sosyal ağlardan kolaylıkla toplayabilirsiniz. Ayrıca yine bu sosyal ağlarda ürünlerinize ilgi gösteren müşteri adaylarını CRM üzerinden yönetebilirsiniz.

2- Mobil: 

Günümüzde mobil cihazler hepimizin hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Bu açıdan kullandığınız CRM yazılımının mutlaka mobil cihazlarda kullanılıyor olması gereklidir. Bu kullanımdan kastım, akıllı telefon ile yaptığınız satış aktivitelerini kayıt altına almanızdır. Örnek vermek gerekirse telefonla yaptığınız bir görüşmeyi not düşerek tek tuşla sisteme kayıt edebilmelisiniz.

3- Entegre Edilebilirlik: 

Bu nokta CRM yazılımları için oldukça önemlidir. CRM'in outlook, MS Office, Google Docs gibi günlük hayatta kullandığınız sistemlerle entegre olabilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde, hazırladığınız bir teklifi veya ilgili mailleri kolaylıkla müşteri hesabınıza bağlayabilirsiniz.

4- Kolay Kullanım: 

Kullanım kolaylığı CRM gibi bir yazılım için hayati öneme sahiptir. Kimse kullanımı zor olan bir sisteme veri girmek istemez. bU sebeple günümüzde artık CRM'i oyunlaştırarak bilgi girmeyi kolaylaştırmaya çalışan ürünler geliştirilmektedir. Ayrıca  kullanım kolaylığı, ekibin eğitilmesi için gerekli zamanı minimize edecektir.

5- Otomatik İş Akışları: 

Otomatik iş akışlarının kolaylıkla oluşturulması, satış ekiplerinin doğru zamanda müşteriye ulaşabilmeleri için oldukça yararlıdır.

6- Etkin Raporlama: 

Raporlama CRM'in fayda sağlaması için en önemli kısımlardan biridir. İçeri alınan bilgilerden doğru ve hızlı rapor alınabilmesi CRM seçiminde dikkat edilmesi gereken bir kriterdir. 

Ücretsiz CRM kullanmak mümkün mü? 

Bu sorunun kısa cevabı evet. Ücretsiz crm kullanabilmek için birçok alternatifiniz olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada önemli olan bu yazılımların sizin ihtiyaçlarınıza göre uyarlanarak size fayda sağlamasıdır.

İki tip ücretsiz CRM'den söz edebiliriz;

- Açık kaynak kodlu CRM yazılımları: Açık kaynak kodlu CRM yazılımları, eğer bağış yapmak istemiyorsanız tamamen ücretsizdir. Ama yazılımları özelleştirmek ve etkin olarak kullanabilmek için yazılım bilgisi ve tecrübeli bir admin'e ihtiyacınız olacatır. Bu açıdan, açık kaynak kodlu yazılımların da size masraf yaratacağını unutmayın.

- SaaS tipi CRM yazılımları: "Software as a Service" tipi yazılımlar aslında yazılım kiralama mantığına dayanırlar. Yazılımı kullandıkça aylık yada yıllık ödeme yaparsınız. Bu tip CRM yazılımlarını belli sınırlamalar altında ücretsiz kullanma şansınız vardır.

Aşşağıda Capterra'dan alınmış karşılaştırma tablosunu bulabilirsiniz.

CRM Karşılaştırma


Özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar için yukarıda belirtilen yazılımların ücretsiz versiyonları oldukça yeterli gözüküyor.

Biz HızlıYOL Teknoloji olarak yukarıda belirtilen ürünleri deneyerek ürünlerin performanslarını belirlemeye çalıştık. Her ürürnün kendine göre iyi özellikleri olduğunu söyleyebilirim. Biz şirket olarak ZOHO CRM'i tercih ettik. Hem kullanım kolaylığı hemde bedava versiyonu ile istediğimiz tüm çalışmaları yapabiliyor olmamız bizi etkiledi.

Tekrar etmek istiyorum, söz ettiğimiz ücretsiz deneme değil. Ücretsiz olarak kullanabilmek. Örnek vermek gerekirse biz ZOHO CRM'i 10 kişiye kadar mevcut özellikleri ile kullanabiliyoruz.

Eğer CRM kullanmaya karar verirseniz, lütfen bize ulaşın. Size çok yardımcı olabiliriz.
Read More »

29 Haziran 2015 Pazartesi

İş Geliştirme ve Satış

Yeni bir işe başladığınızda yaşayacağınız en büyük sorun iş fikrini potansiyel müşterilerinize doğru olarak aktarabilmektir. Bu gerçekten zor bir süreç ve aynı zamanda bu süreçte pes etmek oldukça kolay. Özellikle yeni iş fikirleriyle çıkılan yolda pes eden, bu iş olmaz diyen insanlara çevrenizde çokça rastlarsınız. Elbette her iş fikrinin başarılı olması mümkün değilse de, acaba girişimci yeteri kadar çaba göstermiş midir?

İş Geliştirme
Aslında yeni başlanılan bir projede iş geliştirme konusu büyük önem kazanıyor. Sıfırdan başlanılan bir çalışmada iş geliştirme aslında temelin atıldığı ve müşteri tabanının yaratıldığı önemli bir süreç. İş geliştirme dediğimizde, sadece müşteriye ulaşmak değil, bir sonraki adımda satış ve pazarlamanın hareketini belirleyecek ana stratejinin de oluşturulması gerekmektedir. Bu açıdan iş geliştirme; stratejinin pazar üstünde test edildiği ilk aşamayı doğru yönetmemizi sağlayan faaliyetler bütünü olarak ortaya çıkıyor.

Bir iş fikrinin hayata geçirilmesi sırasında en önemli konularda biri esneklik ve açıklık. Eğer yeni bir iş fikriyle ortaya çıktıysanız yapacağınız en büyük hata bu fikri gizli tutmaya çalışmak olur. Mutlaka fikrinizi olabildiğince çok insanla paylaşmanız ve fikir almanız çok değerlidir. Elbette en doğru insanlar sizi az tanıyan potansiyel müşterilerinizdir. Çünkü onlar size en sert tepkiyi kolaylıkla verebilir. Potansiyel müşteri tepkilerini değerlendirirken dikkat edilecek en önemli konu demoralize olmamaktır. Çünkü amaç bu değerlendirmelerle en doğru stratejiyi yaratabilmektir. 

Potansiyel müşteri geri bildirimlerini değerlendirirken mutlaka şu kriterleri göz önüne almak gerekir;
  1. Konuştuğunuz kişi/kurum sizin hedef kitlenize uygun mu?
  2. Fikri doğru olarak aktarabildiniz mi? Yoksa yanlış noktaları mı vurguluyorsunuz?
  3. Yapılan değerlendirme subjektif mi yoksa objektif mi?
Bu noktada sabır ve esneklik çok büyük önem kazanmaktadır. Esneklikten kastım mutlaka ilk yola çıktığınız fikir birçok sebeple değişiliğe uğrayacaktır. Bu değişikliğe direnmek sizi başarısızlığa sürükleyebilir. Örnek vermek gerekirse, sıcak bir bölgede kısa kollu t-shirt satmayı planlıyorsunuz. Ancak potansiyel müşteriler bölgede çok fazla sinek olsuğu için kısa kollu tercih etmediklerini söylüyolarsa, ya uzun kollu t-shirt satmaya karar verirsiniz yada ARGE yapar, t-shirt kumaşlarının sinekleri uzak tutacak bir koku yaymasını sağlarsınız. Ne yaparsanız yapın asla  ben t-shirt satarım bir şekilde diyerek burnunuzun dikine gitmeyin :)

Sabır konusuna gelince, denemekten hızlıca vaz geçmemelisiniz. Potansiyel müşteriler, fikrinize ilgi göstermiyorlarsa, hemen bu iş olmaz noktasına gelmeyin. Mutlaka insanlara ulaşmaya ve iletişim kurmaya devam edin. Peki ne zaman bir işin olmayacağına karar verebilirsiniz? Yeterince çabaladığınıza kanaat getirdiğinizde, elbette bu çaba her ürün ve fikir için değişiklik gösterebilir. Ama bence vaz geçmek için fikrinizin işlerliğini engelleyecek konularda olarak çok yüksek oranda negatif geri besleme almış olmanız gerekiyor. Ayrıca yakın çevreniz ve tanıdıklarınız sizin fikrinizi koşulsuz desteklediklerinde, size her zaman iyilik yapmış olmuyorlar. Çünkü yaptığınız satış aslında işinizi geliştirmenizi değil hatalı bir yatırıma girmenize neden oluyor.

Fikrinizi doğru bir strateji ile potansiyel müşteri kitlenize ulaştırdığınızda, pazarlama stratejisi ve satış kanalarıyla başarıya ulaşmanız düşündüğünüzden çok daha kolay gerçekleşebilir. Bu noktada silahları doğru kullanmak oldukça önemli, yani oturmamış bir ürünü satmak için yüksek pazarlama bütçeleri ve geniş satış ekipleri sizi büyük bir kayba götürebilir. Bu sebeple, doğru pozisyonlama ve sürdürülebilir stratejiyi oturtmak gerçekten sabır gerektiren önemli bir süreçtir.

Tüm iş geliştirme ve satış süreçlerinde en önemli konulardan biri müşteri verilerini doğru olarak kayıt altına almak ve tüm kararları bu verilere dayandırmaktır. Çünkü insan iç güdüleriyle hareket ettiğinde çoğunlukla eski tecrübelerinin etkisinde kalmakta ve yanlış kararlar alabilmektedir. Bu sebeple veriler mutlaka ortak bir sistem üzerinde tutulmalı ve analiz edilmelidir. 

Ben kendi çalışmalarımda bu sebeple CRM yazılımı kullanmayı tercih ediyorum. Bu sistem üzerinde potansiyel müşterileri farklı kriterlere göre gruplayarak, odaklanmam gereken grupları kolaylıkla belirleyebiliyorum. Yine ciro tahminlerini oluşturarak, pazarlama ve yatırım bütçelerimi oluşturabiliyorum. Ve en önemlisi ekip olarak ortak veri tabanı üzerinde çalışabiliyoruz ve müşterilerle kurulan iletişimde (mail, telefon, skype) kopukluk oluşmasını önlüyoruz.

Kulak verdiğnizde veriler size yol gösterebilirler. Bir örnek vermek gerekirse, en iyi satışçınız bir ürünün çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu söylediğinde heyecanlanabilir, ona inanabilirsiniz. Halbuki CRM'den aldığınız bir raporla 1.000 potansiyel müşteriden sadece 1'nin müşteriye dönüştüğünü görebilir. Bu 1.000 potansiyel müşteriye ulaşmak için yaptığınız masrafı göz önüne aldığınızda zarar ettiğinizi anlarsınız. Elbette gerçekte her şey bu kadar kolay değil. Ama verilerle oynadıkça daha sağlam kararlar vermeniz kaçınılmaz.

Sonuç olarak, verilerin sağlıklı olarak toplanabilmesi ancak kullanıcı dostu yazılımlarla mümkün oluyor. Çalışanlardan bilgiyi mobil, e-mail, sosyal medya gibi ortamlardan iş akışını zorlaştırmadan alan yazılımlar inanılmaz başarılı sonuçlar doğurabiliyor.

Biz HızlıYOL Teknoloji olarak, ZOHO CRM'i kullanıyoruz. Hatta ürünü o kadar beğendik ki, Türkiye'de müşterilerimize önermeye başladık. ZOHO CRM bir Amerikan markası ve oldukça kolay kullanılabilir bir ürün. Bu sebeple potansiyel müşterilerimizi CRM sayfamızın altındaki formu doldurmaya çağırıyoruz. Bu arada 10 kişilik ekiplere kadar yazılımın özelliklerinin çoğu bedava hemde süresiz olarak. Aslında yazılım sizinle birlikte büyümek istiyor. Bence makul Eğer sizin içinse uygunsa görüşmek üzere.

Read More »

25 Haziran 2015 Perşembe

Dört Adımda CRM'e Geçiş

Read More »

18 Haziran 2015 Perşembe

İnşaat Sektörü ve Teknoloji

İNŞAAT TEKNOLOJİLERİ

İnşaat sektörü teknoloji kullanımı konusunda oldukça geride kalmış bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Sektör özellikle uygulama noktasında teknolojinin nimetlerinden faydalanamamaktadır. Bunun sebeplerinden en önemlisi, teknolojinin etkin kullanılabilmesi için süreçlerin iyileştirilmesinin zorunlu olmasıdır. Eğer sizin süreçleriniz doğru tanımlanmamışsa teknolojiyi kullanmak sadece bu karışıklığın ortaya daha net çıkmasına neden olacak, bu sebeple çalışanlar bu durumdan rahatsız olacaklardır.

Örneğin, eğer mimari tasarım ile şantiye uygulaması uyumlu değilse, bu sistemleri birlikte çalıştıracak yazılımlar bu uyumsuzluğun altını çizmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu sebeple teknoloji konusuna her şeyden bağımsız bir alanmış gibi bakılması ve yüksek beklentilerle yatırım yapılması başarısızlık ihtimalini arttırmaktadır.

İnşaat sektöründe, "Bu teknolojiler şantiyede işe yaramaz." şeklinde cümleleri çok duyarsınız. Bunun asıl sebeplerinden biri çalışanların yetkinliklerinin düşük olması ve "bir şekilde" çok az planlama ve kişisel becerilerle işlerin yapılıyor olmasıdır.

Elbette tüm bu tespitler teknolojinin inşaat sektöründe kullanılamayacağı anlamına gelmez. Bu zorluklar konuya yaklaşımı değiştirerek çözülebilir. Öncelikle şirketlerin teknoloji yatırımı dendiğinde aklına gelen sadece bilgisayar alımı ve yazılım tedariki olmamalıdır. Asıl önemli olan şirketlerin kendi ihtiyaçlarına uygun teknoloji kullanım planı yapmasıdır. Bir çok yazılım lisansı alarak bunları kullanamayan şirketlere sektörde rastlamak çok kolaydır. Yine bu şirketlere bu yazılımla ilgili amaçlarını sorduğunuzda, yazılımın özelliklerini saydıklarını fark edersiniz. Halbuki, önemli olan yazılım özellikleri değil, yazılımın şirkete bir plan dahilinde sağlayacağı faydadır. Bu açıdan bakıldığında, eldeki kadro ve imkanlarla çok etkili çözümler ortaya koymak mümkündür.

Hemen hemen tüm inşaat şirketlerinde var olan ana sorunlar şu şekilde özetlenebilir;
- Tasarım sorunları
- Doküman paylaşım sorunları
- Şantiye ve teknik ofis ortak çalışma sorunları
- Planlama ve kontrol sorunları
- Bütçe yönetimi ve hak edişlerle ilgili sorunlar

Tüm bu noktalarda yaşanan sorunlar şirketlerin ihtiyaçlarına yönelik uygulamalarla minimize edilebilir. Bu noktada ana amaç şu an kullanılan sistemlerin bir veri tabanına bağlı olarak yönetilmesidir. Bu açıdan toplanan veriler hem karar hem de kontrol süreçlerinde iyileştirme sağlayacaktır.

Personel kalitesi ile ilgili sorunlar, yaptıkları işleri onların yükünü arttırmadan sisteme alabilecek ara uygulamalarla çözülebilir. Unutmayalım ki, teknoloji ille de çok karmaşık sorunları değil, püf noktaları da kolaylıkla çözebilecek bir araçtır. Bu açıdan çalışanları yormadan sistemin içine çekebilmek mümkündür.

Ne yazık ki, ülkemizde genellikle büyük projelerde teknoloji kullanma niyeti aniden ortaya çıkmaktadır. Şirket hiçbir ön hazırlığı olmadan en büyük projesinde, büyük bir dönüşüm yapmak için yola çıkmakta, bu tip bir hareket genellikle büyük hayal kırıklıkları ile sonlanmaktadır. Teknolojinin her derde deva olacağı, tek tuşla her şeyin değişeceği beklentisi ile çıkılan yolda, yaşanan her sorun teknolojinin yetersizliğine bağlanırken, üretkenlik zafiyeti bahanelerin arkasına saklanmaktadır.

Kendi yetersizliklerini teknolojinin arkasına saklayan kadrolar, ne yazık ki sektöre verdikleri zararı önümüzdeki yıllarda iş bulamayarak ödeyeceklerdir. Teknoloji karşı koyulamaz şekilde gelişirken, inşaat sektörünün bu değişimden muaf kalacağını düşünmek, en hafif tabiriyle saflıktır.

Sonuç olarak yapılması gereken tüm inşaat ve mimarlık firmalarının teknoloji konusunda sürdürülebilir bir plan çerçevesinde kendilerini geliştirirken süreçlerini iyileştirmeleridir. Doğru hedefler ortaya koyulmalı, her ulaşılan hedef bir sonraki hedefin basamağı olmalıdır. Bu sebeple ilk adımların büyük adımlar olması gerekmemektedir. Küçük ama sağlam adımlarla ilerlemek ve verim elde etmek önemsenmelidir.

IoT, mobil çözümler, BIM, yalın inşaat ve proje yönetimi gibi konularda önce farkındalık arttırılmalı daha sonrasında ilk adımlar atılmaya başlanmalıdır.

Unutmayın her zaman en kısa yol, en hızlıyol değildir.
Read More »